Ankara Sanayi Odası 2’nci Organize Sanayi Bölgesi bünyesindeki Çevre Laboratuvarı’nın (ASOB-ÇEV) destekleriyle hazırlanan Sanayi Atıklarından İleri Dönüşüm Sergisi” için geri sayım başladı. Sanatçı Sema Akbel’in Tuzla’da bulunan 5 organize sanayi bölgelerinden topladığı ve Tuzla Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü atölyesi ve Gönül Elleri Çarşısı iyilik atölyelerinde belediye personeli ile hazırladığı eserler, sergilenmek üzere Tuzla Marina’daki yerini almaya başladı. Logar kapağından atık kablolara, atık ahşaptan demire kadar birbirinden farklı atık malzemelerden hazırlanan eserler Tuzla Marina’da sanatseverler ile buluşmaya başladı. 16 Ekim’e kadar açık olacak sergi için açılış programı düzenlendi. Düzenlenen programa Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, Sema Akbel, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruşlarının temsilcileri ile çok sayıda sanatsever katıldı. Kurdele kesiminin ardından Başkan Yazıcı ve Sema Akbel, sergiyi gezdiler.

“Sert ve Önemli Bir Konuyu Sanatçı Hassasiyetiyle Zenginleştirmiş”

Sergi açılışı sırasında açıklamalarda bulunan Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, “Atıklardan sanatçı bakışı ile eserler ortaya çıkarmak çok ayrı güzel. Dünyada küresel ısınmadan bahsediyoruz. Dünya Limit Aşımı günü denilen bir kriter var. Dünya kaynaklarını en ergonomik şekilde nasıl kullanıyoruz ve nasıl kullanmalıyız. Küresel ısınma iki derece artarsa büyük bir felaketten bahsediliyor.  Küresel ısınmayı bir buçuk derecede tutarsak çocuklarımızın torunlarımızın gelecekte yaşayacağı dünyayı daha yaşanabilir olur. Biz bugün ev sahipliği yapmış olduğumuz sergide sanayiden yeşil rota mottosu ile yola çıkan ve sanayi atıklarından ileri bir dönüşüm sergisinde Sema Akbel’in hazırladığı bir sergi. Bu sergideki asıl amaç şu; dünyadaki ekolojik dengedeki ayak izimizi azaltarak aslında çocuklarımızın dünyasına basan ayaklarımızı kendi sınırlarımıza çekebilmek. Bu farkındalığı tüm dünyaya haykırmak. Bunu sanat ile estetik zenginlikle geleceğe taşıyabilmek. Bu kadar önemli ve bu kadar kıymetli olan ekolojik denge ile beraber yaşanabilir bir dünya, sürdürülebilir bir şehirler, erozyondan toprakları kaybederek daralan ve kısıtlı kalan tarım alanlarının yok olacak olması, havamıza sera etkisi yapan karbondioksit etkisi yaratan fosil atıkların azaltılarak, Dünya Limit Aşım Günü’nü daha ileri bir tarihe atacak olan bu tür çalışmaların ortaya konulması bizlere çok ayrı bir gurur veriyor. Sert ve önemli bir konuyu sanatçı hassasiyeti ile zengin bir estetik ile ortaya koyan Sema Hanım’a ve bu işin destekçisi Ankara Sanayi Odası’na teşekkür ediyorum” dedi.

 “Atık Logar Kapağına Benim Kadar Sevinen Yoktu”

Sergi hakkında bilgiler veren Sema Akbel,” Bu projeyi, Ankara OSB Başkanı Sayın Seyit Ardıç başlattı. Adım adım tüm Türkiye’yi gezmek istiyoruz. Şimdi Tuzla’dayız. İlk gittiğim yerde çok moralim bozuldu. Eser ortaya çıkaracak bir şey bulamadım. Sonra ikinci gittiğimiz yerde logar kapaklarını gördüm. Benden mutlusu yoktu. Logar kapağını görüp bu kadar mutlu olan bir kadın sanırım yoktur. 6 parça atık logar kapağı çıkardık. Daha sonra atölyeye geldiğimde Tuzla Belediyesi personelleri beni çok iyi karşıladılar. Önce logar kapakları ile işe başladık. Daha sonra atölyeyi gezerken bir lastik parçası bulduk. Sonra çalışan personeller o kadar heyecanlı o kadar katılımcıydı ki, bir personel bir tane ağaç dilimi getirdi. O ağaç diliminin bir tanesinden iskorpit denilen bir balık oluşturduk. Yürürken ayağımıza takılan bir lastik parçasından iskorpitin kırmızı kenarları oluştu. Atık mercekten gözünü yaptık. Yani her bulduğumuz parça çok değerliydi. Orada çalışan personelin farklı bir gözle bakarak onlarında buldukları parçaları getirip, ‘bunu nerede kullanabiliriz hocam’ diye sormaları çok anlamlıydı” dedi.

“Atıkları Sanat Eserine Çeviriyoruz”

Sema Akbel,” Tuzla Belediye Başkanımız Dr. Şadi Yazıcı’ya böyle bir imkan verdiği için teşekkür ediyorum. Sergimizde hiçbir şeyin atılmaması gerektiğini anlatmak istiyorum. Geri dönüşümde, dönüştürerek tekrar kullanabiliyoruz. Bizim yaptığımız ise ileri dönüşüme sokarak, atıkları sanat eserine çeviriyoruz. Duvarımıza asabiliyoruz. Bahçemizde kullanabiliyoruz. Her baktığımızda keyif alabileceğimiz bir parçaya dönüşüyor. Bir esere dönüşüyor” dedi.