Ersin Ata 1983’te Erzincan’da doğdu. Doğumu sırasında beyin felci geçirdi. Tıpta Cerabiral Palsi olarak adlandırılan, insan vücudundaki kasların hareketlerini, tonusunu veya vücudun duruşunu etkileyen fiziksel bir rahatsızlığı oluştu. Ancak onun başarıları sadece Tuzla da değil, Türkiye'de de takdir görmeye devam ediyor.

Ersin Ata 1983’te Erzincan’da doğdu. Doğumu sırasında beyin felci geçirdi. Tıpta Cerabiral Palsi olarak adlandırılan, insan vücudundaki kasların hareketlerini, tonusunu veya vücudun duruşunu etkileyen fiziksel bir rahatsızlığı oluştu. Ailesi 1986 yılında tedavisi ve eğitimi için İstanbul Pendik’e taşındı. Ersin’in eğitimi özel bir Rehabilitasyon Merkezi’nde başladı. Başarılı bir öğrenci olduğu için, normal bir okula yazıldı. Eğitim hayatına diğer engelsiz öğrenciler gibi 8 yıl devam eden Ersin, hayatı boyunca bir dizi ameliyat geçirdi. Ancak başkalarının yardımı olmadan dışarıya çıkamıyor, yürüyemiyor, ve konuşurken zorlanıyordu. Ama her şeye rağmen liseyi de açık öğretimden bitirdi.

2000 yılında Ersin, ailesi ile birlikte Tuzla’ya taşındı. 2006 yılında hep hayalini kurduğu bilgisayar ve internet ile tanıştı. Sosyal ağların gelişmesi ile hayata bağlılığını arkadaşları ile paylaştı. Sosyal medyada geniş arkadaş kitlesi oluşturan Ersin, gün içinde annesi ve bilgisayarı ile vakit geçiriyor, müzik dinliyor bazen de yaşamını zorlaştıran engelini sayfalara taşıyordu. O dönemlerde ona destek olarak Merve adındaki bir arkadaşı kendisini Posta Gazetesi Yazarı, Mehmet Coşkun Deniz ile tanıştırdı. O günden sonra hayatı renklenen Ersin, zorlu yaşam öyküsüne rağmen hayata olan bağlılığını, yaşama sevinci, ve mücadelesini kaleme almaya karar verdi.

İLK KİTABI “ENGELSİZSİNİZ” OLDU

Ersin’i ziyarete gittiğimizde ona ilk kitabını sorduk. Kitap yazmaya ne zaman karar vermişti, ona kimler destek olmuştu ve kitabını yazma sebebi neydi. Genç nesillere başarıyı anlatmak istediğini ve tüm zorluklara rağmen gönülden istemenin, gayret etmenin önemi duyurmak, insanlara umut olmak için elinden geleni yapacağını söyledi. Yazdığı ilk kitabın devamı olan “Engeller Sona Ersin’den sonra, roman yazmaya karar veren Ersin, üçüncü kitabında başarılı bir yazar ile sonradan engelli olan paralimpik okçunun olağanüstü aşk hikâyesini anlatıyor.

 KOYU BİR BEŞİKTAŞ TARAFTARI

Yazdığı ilk kitabında Beşiktaş’a duyduğu hayranlığı da dile getirdi ve bu kitap aynı zamanda Beşiktaşk’ında kitabı oldu. En büyük arzusunun Beşiktaş dergisinde yazmak olduğunu söyleyen Ersin, odasını ve tüm yaşam alanlarını Beşiktaş posterleri ve formaları ile doldurdu. Duvardaki saatinden, izlediği televizyona kadar Beşiktaş yüreğinde yaşıyor.

Ersin’den imzalı kitaplarını istedik ve sorduk.

Neden kitap yazmak istediniz?

İnsanlara umut olmak için. Ve bunu başardım çok güzel dönüşler aldım.

Kitaplarınız için hangi yayın evi ile görüştünüz?

3 Kitabım da Destek Yayınları'ndan çıktı. Tuzla Belediyesi ile  de görüşmelerimiz oldu, TÜYAP, İzmir ve Bursa’daki fuarla da anlaşmalarımız oldu.

Tuzla Belediyesi size bu anlamda destek oluyor muydu?

"Genelde oluyor, Ersin’in çevresi geniş olduğu için bazen zorunlu bazen de gönüllü vesilesiyle oluyordu," diyor annesi.

Kitap yazmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz?

"Merve adındaki bir arkadaşı, Mehmet Coşkun Deniz ile tanıştırdı, Mehmet beyin desteği ve katkılarıyla başladı yazmaya", diyor annesi.

İlk kitabın ne zaman çıktı?

2010 Yılında ilk kitabım yayınlandı. İkinci kitabım 2012’de tüm gazetelerde yayınlandı, tatilde okunabilecek en iyi kitaplar lisetesinde 3. sıradaydı. Son yazdığım kitabı da 1 senede tamamladım. 2020 yılında yayınlandı.

Koyu Beşiktaşlıyız galiba?

Evet ben baya bir koyu Beşiktaşlıyım ve Sergen Hocayı çok seviyorum.

Tanışıyor musunuz ?

Yok daha fırsatım olmadı ama çok isterim.

Üçüncü kitabınızda neden roman yazmaya karar verdiniz?

İnsanlara başarının ne kadar önemli olduğunu anlatmak istedim.

Tuzla Belediye Başkanı sizi ziyarete geldiğinde ne hissettiniz?

Valla çok mutlu oldum.

Şadi Bey ile arkadaşlığınız ne zaman başladı?

Yaklaşık 5-6 senedir, sanal ortamda yazışıyoruz.

Şuan Habertürk’te köşe yazarlığı yapıyormuşsunuz ?

Evet engelliler üzerine ayda 1 kez yazıyorum.

Yazmak için kendinize ne kadar zaman ayırıyorsunuz?

Günde 1-2 saat genellikle yetiyor. Özellikle akşam saatleri daha çok yazıyorum.

Son kitabınızın devamı gelecek mi?

Evet devam edeceğim.

Romana başlarken ana temasının başarı olarak belirlediğinin altını çizen Ersin Ata, hayalindeki yaşamı hikayeye uyarlarken bir dostunun hayat hikayesinden yardım aldığını söyledi; “Hayal gücüme güvendim ama bana eşlik edecek bir arkadaş aradım. Romanımdaki partnerim için gerçek bir arkadaşa ihtiyaç duydum ve hayat hikayesini dinlediğimde, kendime göre en başarılı olanı seçmiş, romanımda olması gerektiğini düşündüm. Benim gibi bir çok zorluğa rağmen yılmadan yaşama tutunan biriydi. Biz romandaki iki aşık 'Ersin ve Güneş' değiliz, ama çok iyi dost olduk. Kendisinin gerçek kimliğini 'özel hayat' kuralı nedeni ile açıklamak istemiyorum, kendisine bu röportaj vasıtası ile tekrar teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.